Bosphorus Sanat Gazetesi

 

   Erdem TOPUZ Ropörtajı - 3 Ekim 2015 - Atölye Tiyatrosu-(Bomonti) 

 

 e topuz foto

 

 

-Bize oyunun Rusya’ya gidiş öyküsünü anlatabilir misiniz?

 

-Atölye Tiyatrosu olarak 2004 yılında Savaş Mutlu yönetmenliğinde benim başrolünü oynadığım, Bir Delinin hatıra defteri isimli oyunu ilk defa sahnemizi açtık. Çeşitli Uluslararası Festivallerde,turnelerde ve İstanbul’da oyunumuz 11 yıldır sahne almakta. 2011 yılında  Aydın Üniversitesi Rus dili ve edebiyatının düzenlemiş olduğu Gogol haftasında da oyunumuz yer aldı.Daha sonra oradaki Rus profesörler oyunumuzu çok orjinal buldu,yurt dışına gidişimiz konusunda aldığımız destekler neticesinde anavatanımızla dialoglarımızı artırdık. 2014 Archanges Uluslararası Tiyatro Festivali’nde oyumuz ilk defa Rus seyircisiyle buluştu ve Rusça altyazıyla  oynandı. 1500 kişilik Lomonosov Sahnesi’nde Rus seyirciye yapılmış çok özel bir gösteriydi. Çok güzel değişik kapsamlı bir festivaldi ve biz orada çok büyük bir ilgi ile karşılaştık.Döndükten sonraki süreçte geçen sezon oyunumuza aralıksız devam ettik. Bu yıl da Yalta Uluslararası Anton Chekhov tiyatro festivaline katıldık. Yirmiden fazla grubun yer aldığı uluslararası festivalde, kendi ismiyle Bir Delinin Hatıra Defteri Rus seyircisiyle buluştu. Rus klasiğini en iyi yorumlayan Anton Chekhov tiyatro oyunu ödülüyle bir ilki gerçekleştirip ülkemize döndük.

 

-Oyun ilk ne zaman sahne açtı ? Bu kaçıncı oyun?

Oyun ilk 2004 yılında perde açtı. 11 yılı geride bıraktık. Bu akşamda 130. gösterimizle bu sezonun ilk oyununda seyircilerimizle buluşuyor olacağız. Turne dönüşü ilk oyunumuz olacak.

 

 -Peki oyununuzda unutumadığınız anlar vardır değil mi? Varsa ne gibi durumlar paylaşır mısınız?

 Çok fazla var. Özellikle 2006 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde başhekimliğin özel daveti üzerine akıl hastalarına ve hastane personeline iki büyük gösteri yapmıştık.Çok ilginç tepkiler aldık.Onlarla o anı paylaşmak enteresandı. Biliyorsunuz ki; oyunumuz gereği akıl hastalığının anlatıldığı bir oyun ve akıl hastalarıyla ve onların doktorlarıyla o kadar gergin bir ortamda bu oyunu onlara oynayabilmek gerçekten çok zordu.Zor bir tecrübeydi ama,çok güzel sonuçlarla oradan çıktık,unutulmaz gösterilerden biridir bu.

 

-Rus seyircisiyle Türk seyirci arasındaki bu sanatsal eğilim farkı nasıldı?

Orada sanat yaşamın bir parçası,yani yemek yemek içmek gibi açıkçası.Şöyle bir örnek verecek olursam; orada 11 gün kaldık ve festivalin ertesine bir çocuk oyunu vardı,seyircinin festival yorgunu olabileceğini düşünüyorduk ama saat onbirde aynen beşyüz kişilik salon yine kalabalık ailelerle bilikte çocuk oyunu seyretmeye gelmişlerdi.Orada tiyatro zaten hayatın normal ritminin bir parçası ve onlar için ciddi bir yaşam kaynağı açıkçası.Ve tabiiki de gösterdikleri özen ve ilgi çok farklı oluyor.

Ne yazıkki bizim kabul etmemiz gerek; onlarla aramızda aşmamız gereken ciddi farklar var.Tiyatroya, sanata ilgi,itina,özen anlamında öğrenecek çok şey var diye düşünüyorum.

 

-Bu sene oyun ne sıklıkla oynayacak peki ?

Oyunumuz yine bu bir ay içinde iki üç gösteriyle seyircisiyle buluşacak.Bütün bir sezon boyunca da Bomonti Atölye Alternatif sahnede oynayacak.Yine İstanbul’un çeşitli sahnelerinde seyircisiyle buluşturacağız.

 

-Bu oyunu sahneledikten sonra Rusya’dan Türkiye’ye döndüğünüzde nasıl tepkiler aldınız?

Daha orda iken ve hatta buradan giderken çok güzel tepkiler almaya başladık. İnsanların bize inanılmaz bir güveni vardı ve sağolsunlar çok desteklediler. Bu desteği hem büyüğümden hem yaşıtımdan gördüm. Ödül alarak döndüğümüzde de bu sevinç daha da katlandı.Tabiiki biz ülkemizin bayrağını Anton Chekhov Sahnesi’nde dalgalandırdık. Bu çok özel bir duyguydu ve bir ilkti. Ülkemizde bu tip başarıların daha fazla sahiplenilmesini istiyoruz. Sürekli gündelik sıradanlıklar peşinde çok fazla sansasyon üretirken, gerçekten bence ciddi başarıları atlıyoruz ve başarılı azimli sanatçı ve gruplara gerekli desteği ve motivasyonu vermiyoruz. Sanatçılar da ülkelerinden umduğunu bulamayınca yurt dışında çalışmayı tercih ed

ebiliyor ve ileriki yıllarda da edebilir. O zaman da kimse çok üzülmesin.

 

-Sizin bu sezon başka oyunlarınız olacak mı?

Aşka Davet adında çok güzel bir oyunumuz var. Bir erkek ve bir kadının ilişkisindeki iniş ve çıkışları anlatan çok enteresan bir oyun.Seyircinin de duygularının, iniş çıkışları üzerine kendinden birçok şey bulabileceği bir oyun.O da büyük ihtimal Kasım ayı gibi sahnelenecek.

 

-ROPÖRTAJ - Vuslat Erdoğan 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

Premium Joomla Templates